
Tür : Fantastik / Çocuk / Macera / Gençlik / Aile
Gösterim Tarihi : 5 Mart 2010
Yönetmen : Tim Burton
Senaryo : Linda Woolverton , Lewis Carroll (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Dariusz Wolski
Müzik : Danny Elfman
Yapım : 2010, ABD
Oyuncular : Mia Wasikowska (Alice) , Johnny Depp (The Mad Hatter) , Helena Bonham Carter (The Red Queen) , Alan Rickman (The Caterpillar) , Michael Sheen (The White Rabbit) , Crispin Glover (The Knave of Hearts) , Anne Hathaway (The White Queen) , Christopher Lee (The Jabberwock) , Timothy Spall (The Bloodhound), Stephen Fry (The Cheshire Cat)
Alice Harikalar Diyarı’nda yeniden çevriminde güçlü kız imajı baz alınarak Tim Burton tarafından seyircinin karşısına çıkarılıyor. Linda Woolverton’ın çocuk romanından uyarlanan yapım 17 yaşındaki Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde beyaz bir tavşanı takip ederek kendini harikalar diyarında bulmasıyla başlıyor. Aslında 10 sene öncesinde de ziyaret ettiği yeri ikinci ziyaretinde hatırlamıyor bile.
Harikalar Diyarı’nda Alice’i karşılayanlar arasında Mad Hatter karakterini canlandıran Johnny Depp de mevcut. Bu yapımda Johnny Depp ve Tim Burton yedinci kez bir araya geliyorlar. Yine Tim Burton’ın ayrılmaz oyuncu ekibinden, aynı zamanda eşi olan Helena Bonham Carter’da Kırmızı Kraliçeyi canlandırıyor. Sürpriz olarak ise oyuncu kadrosunda 2009 Oscar ödül töreninde En iyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterilen Anna Hataway de mevcut.
kaynak: beyazperde.com
--------------------------------------
Hayalgücünün sınırlarını zorlayan bir roman, yine o sınırlarda dolaşan bir yönetmen tarafından filmleştiriliyor. Tim Burton'ın Alice in Wonderland'i sinemaya uyarlayacağını duyduğumda aklımdan geçen ilk düşüncelerden biri buydu. Üstelik taptığım insan Stephen Fry, taptığım karakter Cheshire Cat'e ses veriyor; Helena Bonham Carter, Alan Rickman, Anne Hathaway gibi isimler yer alıyor ve Burton'ın demirbaşları Johnny Depp ve Danny Elfman yine onu takip ediyor. Kağıt üstünde müthiş, ancak beyazperde üstünde maalesef o kadar müthiş değil. En azından ben beklediğimi bulamadım. Evet, beklentilerimi çok yükseğe taşıdım fakat böyle bir kadro varken taşımamak için bir sebep yok. Zaten filme dair en büyük eleştirimde bu. Kesinlikle kötü bir film değil fakat sahip olduğu potansiyelin çok altında. Zira bu film Tim Burton'ın en iyi filmi olabilecek potansiyeldeydi. Benim gördüğüm kadarıyla Tim Burton Lewis Carroll'a yetişememiş.
Olumlu yanları yok değil. Özellikle filmin atmosferi, hemen hemen her Tim Burton filminde olduğu gibi, olağanüstü. Wonderland çok güzel tasvir ediliyor. Oyunculuklar da oyunculardan bekleyeceğiniz düzeyde, ne fazla ne az. Ancak Tim Burton bariz bir şekilde Mad Hatter'a torpil geçiyor. Sebebi de gayet açık; Johnny Depp. Alice'ten çok Mad Hatter izliyoruz neredeyse. Cheshire Cat'ten ise diyalog bazında beklediğimi alamadım. Replikleri onun için fazla basitti. Ayrıca film Alice in Wonderland'den çok Through the Looking Glass'ın uyarlaması, onu da belirtmekte fayda var. Kısacası Tim Burton ve Alice hayranlarına tavsiye edeceğim bir filmdir fakat çok yüksek beklentiyle izlenmese daha iyi olur.
Bunların hepsi bir yana filmi Türkiye'de vizyona sokanları kınıyorum ve onlara laflar hazırladım. Bu arkadaşlar bize diyorlar ki; alis malis hep çocuk filmi, 3D izlemek istiyorsanız 6-12 yaş kitlesiyle beraber dublajlı izleyin, hatta biz bunu Türkiye'nin büyük bir bölümünde dublajlı yapalım ki iyice tiksinin bizden. Stephen Fry diyorum, Alan Rickman diyorum sen bana dublaj diyorsun. Kaldı ki diyaloglar açısından da orijinal dilde izlenmesi gereken bir film Alice in Wonderland. Hadi ben 1,5 saat yol gitsem de İstanbul'da olduğum için izleyebildim orijinali, birçok ilde bu seçenek yok. Buradan orijinal dilde izleme şansı olmayanları korsana teşvik ediyorum.
Üye Girişi
Üye Ol
Yardım




Çoklu ALINTI














